Page 194 - B

Basic HTML Version

Gepidlerin
[325]
yedi tanesinin aklını çeldi ve
atalarına ait kabileye doğru kaçmayı başardı.
I,8,5
Bunlar (geldiği kabile) Hunlardı, Sasânîlerin
doğusundaki komşularıydı ve pek çok kişi tarafından
Türkleri tanımlamak için Hun kelimesi kullanılırdı.
I,8,6
Bookolabra,
Ister
'in (Tuna Nehri) aksi yönündeki
Libidina
[326]
şehrine gelince burada Romalı bir
komutan tarafından yakalandı. Bu komutan Tuna
nehrini korumakla görevliydi. Onun ırkını, kökenlerini
ve onu buraya süren günahını ortaya çıkardı.
I,8,7
Şanssızlık eseri olarak İmparatora yollandı. Roma
yasası son derece katıydı. Savaş ise basit
çatışmalarla devam ediyordu. Targitius hâlâ
imparatorluk
şehrinde
elçilik
görevini
sürdürmekteydi. Burada Kağan adına Romalılardan
alınan topraklarda ürün hasat edilmekteydi.
I,8,8
Var
olan durum imparatoru gereksiz yere kızdırdı. Çünkü
imparator bir Avar'ın yıllık gelirleri ve barış hâsılatlarını
talep ederken, başka bir Avar'ın (Kağan) rahat
durmayarak, Avrupa'yı yağmalayıp şehirleri harap
etmesi ile Avarlar tarafından tamamen kandırıldığını
düşünüyordu.
I,8,9
Targitius
Chalcitis
Adasına